38 Yıllık Problemi Gece bekçisi Çözdü

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

Bilim çevreleri, asıl şaşırtıcı olanın Avraham Trakhtman’ın geçmişi ve problemi ilerlemiş yaşında çözmüş olması olduğuna işaret ediyorlar.

İŞSİZ MATEMATİKÇİ

1992 yılında Rusya’dan İsrail’e göç eden ve alanında iş bulamadığı için gece bekçiliği yapan Avraham Trakhtman’ı keşfederek Tel Aviv yakınlarındaki Bar Ilan Üniversitesi’ne aldıran matematikçi Stuart Margolis, “Diyelim ki bir e-mailinizi kaybettiniz ve bulmak istiyorsunuz. Trakhtman’ın çözümü sayesinde bulmanız garantidir. Ya da mesela hiç bilmediğiniz bir şehirde yolunuzu kaybettiniz. Hiçbir yol levhası olmasa bile Trakhtman haritasıyla gitmek istediğiniz yere gideceksiniz” dedi.

KARMAŞIK DEĞİLDİ

Rusya’nın Yekaterrinburg kentinden İsrail’e göçtükten sonra 3 yıl güvenlik görevlisi olarak çalışan Trakhtman, “eski günler”i konuşmak istemiyor. Margolis tarafından keşfedildiği için şanslı olduğunu söyleyen Trakhtman, bu başarısının çok da abartılmaması gerektiğini ve bunun kendisini değiştirmeyeceğini belirterek “Çözüm çok da karmaşık değil. Zor ama o kadar karmaşık değil. Bazı insanlar karmaşık düşünmeleri gerektiğini sanıyor, ama bence basit düşünmek gerekiyor” diye konuştu.

Yolunu kaybetmiş bir insan, varış noktasını nasıl bulur

YOL Bulma Problemi (Road Coloring Problem), 1970 yılında IBM için çalışan matematikçi Benjamin Weiss ve çalışma arkadaşı Roy Adler tarafından ortaya atılan şu varsayımdan doğmuştu: Nerede olurlarsa olsunlar ve hangi noktadan yola çıkarlarsa çıksınlar, (yolunu kaybetmiş) insanları varacakları noktaya ulaştıracak “evrensel bir yol haritası” çizmek mümkündür.

Ancak şimdiye dek varsayımı ortaya atan bu iki matematikçi de dahil hiç kimse bu haritanın nasıl çizileceğini bulamamıştı. Bar İlan Üniversitesi’nden Stuart Margolis, Trakhtman’ın çözümü için “Matematik camiasında, ’güzel sonuç’ diye tabir edilen çözümler vardır. Bu onlardan biri ve tamamen beklenmedik bir çözüm” dedi.

Yaklaşık 40 yıl sonra gelen çözümün ispatı, Trakhtman tarafından California Üniversitesi’ne geçen eylül ayında teslim edildi ve 21 Aralık’ta Israel Journal of Mathematics’te yayınlandı. Yakında Israel Journal of Mathematics’te yayınlanacak olan ve bugün de http://arxiv.org/abs/0709.0099 adresinden ulaşılabilen tam çözümün, pek çok alanda uygulanabilir olduğu belirtiliyor.

TSK’ya insansız silah kulesi desteği

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

109069.jpg

Türk savunma sanayinin önemli kuruluşlarından Aselsan ve FNSS Savunma Sistemleri A.Ş, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere askeri zırhlıların tahrip gücünü artıran vezayiatı azaltacak özellikte ‘insansız silah kulesi’ geliştirmek için biraraya geldi. Sistemin geliştirilmesine ilişkin protokol Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nda imzalandı. İmza töreninde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Türk savunma şirketlerinin geldiği noktadan memnuniyeti dile getirirken, geliştirme projesinin bir senede teslim aşamasına gelmesinin hayli iddialı bir takvim olduğunu söyledi.

Bayar, şirketler arası teknolojik işbirliği ve kendi kaynaklarıyla yaptığı bu Ar-Ge’nin sektör şirketleri için önemli bir örnek teşkiledeceğini vurguladı. FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, şirketlerinin yurtdışında da önemli işbirliği projelerine imza attığını, yurtdışına pazarladığı ürünlerinde de Asalsen, MKEK gibi Türk şirketlerinin ürünlerini kullandıklarını anlattı. Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, geliştirecekleri ürünün gece-gündüz atış yapabileceğini, yurtiçi ve yurtdışında büyük talep göreceğini söyledi. Genel Müdür Ergeneman, geliştirecekleri uzaktan kumandalı kulenin yeni üretilen zırhlılara monte edilebileceği gibi, mevcut zırhlı araçların modernizasyonunda da kullanılabileceğini kaydetti.

Ergeneman, her türlü hava koşulunda kullanılabilecek ve atış isabetiniartırarak uzaktan kumandalı olması nedeniyle insan kaybını azaltacaksistemin, terörle mücadelede önemli bir kazanım sağlayacağını vurguladı.

ZIRHLI KULELERİ BÜYÜK AVANTAJ SAĞLAYACAK

Aselsan ve FNSS, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlara entegre edilmeküzere 24 veya 30 mm otomatik topların silah olarak kullanılacağı, zırhlıkorumalı, uzaktan komutalı ve stabilize atış kontrol sistemine sahip silah kulesini ortak geliştirmeye karar verdiler. Tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar ile zırhlı silah kulesi üreticisi olan FNSS, ağırlıklı olarak zırhlı kule, mekanik sistemler ve araçara yüzlerini, askeri elektronik sistemler üreticisi Aselsan ise gündüz ve gece görüş, atış kontrol ve stabilizassyon sistemini geliştirecek.Sistemde kullanılacak top ile eş eksenli olarak yerleştirilmiş bir adetde 7,62 mm makinalı tüfek bulunacak ve kulede sis bombaları yer alacak. Silah kumanda birimiyle sistemin tüm fonksiyonları uzaktan kumanda edilebilecek. kule üzerinde bulunacak ısıya duyarlı termal kamera, gündüz görüş kamerası ve lazer mesafe ölçme cihazı ile gece-gündüz her türlü hava koşulunda sistem görevini icra edebilecek. Sistem elektronik stabilizasyon ve otomatik hedef izleme özelliği sayesinde hareket halinde iken üzerine yerleştirildiği aracınhareketinden etkilenmeden ateş edebilecek.

HAREKET HALİNDE HAREKETLİ HEDEFLERE YÜKSEK İSABET

Sistem otomatik olarak balistik hesaplamaları yapacak ve nişancıya zırh koruması altında sadece tetiğe basmak kalacak. Bu özellikleri sayesinde sistemde, hareket halinde ve hareketli hedeflere karşı çok yüksek isabet oranı elde edilebilecek.Taktik tekerlekli ve paletli araçlara entegre edilerek konvoy korumasında ve asimetrik tehditlere karşı yakın kara ve hava savunmasında ve çok etkin kullanım olanağı bulunuyor. Hafif ve maliye tetkin çözümü sayesinde silahlı kuvvetlerde yaygın olarak bulunan bir çokaraca takılması mümkün olacak. Kule üzerinde bulunan gece görüş ve gündüz görüş kameraları sayesinde gece ve kötü görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen uzaklıkta hedeflerin tespit edilebilmesi ve isabetli atış yapılması sağlanacak.Bilgisayar ile kontrol edilen sistemde sabit veya hareketli hedefleriotomatik olarak belirleme, tanımlama ve takip etme yeteneği bulunacak.Bu sayede hareket halinde olan hedefler bile aracın hareketinden etkilenmeden otomatik olarak yakalanıp, takip edilebilecek ve otomatik balistik hesaplama ile ateş altına alınabilecek.

Turkcell SIM kartıyla üretilen HP ve Vestel dizüstü bilgisayarlar satışa sundu.

Genel, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

95577.jpg

Turkcell SIM kartıyla üretilen HP ve Vestel dizüstü bilgisayarlar satışa sundu.

Turkcell’den yapılan yazılı açıklamada, içinde bir Turkcell SIM kartıyla üretilen Vestel T525, HP Compaq 6510b ve 6710b model dizüstü bilgisayarlarda ayrı bir cihaza ihtiyaç duyulmadan internete bağlanmak ve e-postalara ulaşmanın mümkün olduğu belirtildi.

Turkcell’in yeni ürünlerinden biri olan SIM kartlı dizüstü bilgisayarların, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki 53 Turkcell Extra ve İstanbul’da Bağdat Caddesi, Kanyon ve Capitol’deki Turkcell mağazalarında müşterilerle buluştuğu ifade edilen açıklamada, bilgisayarların kısa bir süre sonra HP ve Vestel bayileri ile teknoloji marketlerinde de yer alacağı kaydedildi.

Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu, Turkcell SIM Kartlı dizüstü bilgisayarların satışa çıkması ile ilgili yaptığı değerlendirmede,Turkcell SIM kartlı dizüstü bilgisayarları, mobil genişbant vizyonlarının temel bir parçası olarak gördüklerini vurguladı.
HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Müdürü Artun Ayvat, Turkcell ile yapılan işbirliği ile mobil dünyanın, genişbant bağlantı seçenekleriyle yeni boyutlara kavuştuğunu ifade etti.

Vestel Genel Müdürü Yardımcısı Buket Besen Kafalı da Vestel’in dizüstü bilgisayar üretim üssü Vestel City’de son teknoloji eseri ürünler geliştirdiğini belirterek, Santa Rosa platformunda tasarımı gerçekleştirilen 15.4 inch Vestel dizüstü bilgisayarların, günümüzün bilişim ve telekomünikasyon alanındaki son teknolojisi olan 3G özelliğini kullanabildiğini duyurdu.

Turkcell ile bilgisayar üreticileri HP ve Vestel işbirliğiyle, KDV dahil 1.169 dolardan başlayan fiyatlarla sunulan SIM kartlı dizüstü bilgisayarlara, ayda 59 YTL’ye (KDV dahil ÖİV hariç) 12 ay boyunca 3GB’lık internet paketi kullanmayı taahhüt eden müşteriler, 31 Aralık 2008′e kadar 200 YTL indirimle sahip olacaklar

Google, kıble tayininde ‘odak’ oldu

Genel, Teknoloji, Ürün Tanıtımları No Comments »

Google, kıble tayininde ‘odak’ oldu
İnternetin en büyük şirketlerinden Google’ın sunduğu maps.google.com’un alt yapısı kullanılarak, kıble tayinini mümkün kılan bir web sitesi geliştirildi.

Sanal âlemi kullanarak dünyanın her yerinden kıbleyi kolayca tayin etmek mümkün. Bunun için qiblalocator.com adresli siteye girmek yeterli. Yapılması gereken tek şey, kıble çubuğunu imleçle sürükleyerek ülke, şehir veya sokağa kadar getirmek. İmlecin bulunduğu yer sizin enlem ve boylam değerlerinizi gösteriyor. Bu bilgiler, sitede kıble yönü bölümünün altında yer alıyor. Söz konusu pencerenin hemen altında ise ‘kıble derecesi’ ve uzaklığı görülüyor.

Bu bölüm de kıblenin tespit edilmesinde ikinci seçenek olarak sunuluyor. Caminin bulunduğu yer ve Kâbe’ye birer nokta konulduğunda hem aradaki mesafe hem de kıble açısı ortaya çıkıyor. Söz konusu hizmet sayesinde özellikle yolculuklarda yaşanan ve namazın farzlarından biri olan kıble tespiti sorununun da önüne geçilmiş oluyor.


Sitedeki değerlere göre, İstanbul’un tarihî camileri Süleymaniye, Sultanahmet, Beyazıt, Edirne Selimiye camilerinde çok küçük açı farkıyla Kıble tespiti doğru yapılmış. Ankara Kocatepe, Adana Sabancı gibi yeni camilerde ise kıble tespitinde yüzde 100 isabet kaydedilmiş.

Ankara Hacıbayram Camii’nin kıblesi güneydoğuya olması gerekirken biraz daha güneye kayarak 27 derecelik sapma ile Mekke yerine Mısır’ın başkenti Kahire’ye yönelmiş. Yine son dönemlerde mahalle aralarına yapılan camilerden bazılarında da büyük sapmalar bulunuyor. Kâbe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa veya sola sapmaların kıbleden sapma olmayacağına dikkat çeken Diyanet, sapma derecesinin daha fazla olması durumunda ‘kıbleye yönelme’ şartının yerine getirilmemiş olacağının altını çiziyor.
Kaynak : Zaman

Anti Casus

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

94324.jpg

Gizli olarak kaydedilmiş ses ve görüntülerin son dönemlerde internet ortamında yayınlanması, birçok kişiyi ‘anti casus’ sistemlerine yöneltti.

Alınan bilgiye göre, bazı firmalar tarafından internet üzerinden satışı yapılan ”anti casus” sistemlerine olan talep de yoğun artış yaşanıyor.

Bu tür sistemlerin satışını da yapan biri elektronik güvenlik firmasının sahibi Ömer Gökçen, casus dinleme ve kamera sistemlerinin kimileri tarafından ”tehdit” unsuru olarak kullanıldığını söyledi.

Son zamanlarda internette video paylaşım sitelerinde yayınlanan bazı video ve ses kayıtlarının ardından özellikle iş adamlarının konuşmalarının dinlenilmesini önlemek için çözüm yolları aradığını belirten Gökçen, ”anti casus” sistemlerinin satışında artış olduğunu kaydetti.

Fiyatları 250 dolar ile 1500 dolar arasında değişen cihazlar sayesinde, ”böcek” olarak adlandırılan dinleme cihazlarının tespit edildiğini ve gizli kamera çekimlerinin engellendiği belirterek, tüm casus dinleme ve izleme sistemlerine karşı ürünler bulunduğu anlattı.

Gökçen, söz konusu cihazlardan bir bölümünü Türk emniyet ve istihbarat birimlerinin de kullandığını bildirdi.

EVLENECEKLERİ KIZI ”CASUS” SİSTEMLE İZLİYORLAR”

Casus dinleme ve gizli kamera sistemlerine yönelik artışında devam ettiğini kaydeden Ömer Gökçen, özellikle aldatıldığını düşünen eşlerin, evleneceği kızı takip etmek isteyen erkeklerin ve çocuklarının okuldaki yaşamından haberdar olmak isteyen velilerin, bu tür cihazlardan satın aldıklarını kaydetti.

Ev ve cep telefonlarının dinlenmesi, bilgisayarlardaki mesaj ve sohbetlerin izlenmesi, ortamların gizli kameralarla takip edilmesi için üretilmiş çok sayıda ürün olduğunu belirten Gökçen, geliştirilen her casus sistemin karşısına teknolojinin ”anti” bir sistem ürettiğini sözlerine ekledi.

Bu arada casus cihaz ve sistemler satan kişi ve firmaların, aynı zamanda ”anti” casus sistemleri de satması dikkati çekiyor.

Hukukçular ise casus yazılım ve cihazların, kişilerin özel hayatına yönelik mahremiyeti tehdit ettiğini belirterek, yasa dışı dinlemenin suç olduğunu belirtiyor. Söz konusu cihazların kontrolsüz bir şekilde satışı ile kötü niyetli kişilerin çevrelerindeki insanları ”tehdit” edebileceğini vurgulayan hukukçular, başta Telekomünikasyon Kurumu olmak üzere savcılık ve emniyet birimlerinin gerekli önlemler alarak, müdahalede bulunmasını istiyor.

”ANTİ CASUS” SİTEMLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Verici Tespit Cihazı: Kablosuz yayın yapan her türlü vericiyi tespit edebilen detektör cihaz, 0-5,4 GHZ arasında yayın yapan ses vericileri, gizli kameralar ve casus telefonları tespit ediyor. (Fiyatı: 250 dolar)

Frekans Göstergeli Profesyonel Verici Tespit Cihazı: Kablosuz yayın yapan her türlü vericiyi tespit edebilen ve aynı zamanda LCD ekranında frekansını ve yayın şiddetini gösteren cihaz, 0-3 GHZ arasında yayın yapan ses ve görüntü vericileri ile casus cihazları tespit ediyor. (Fiyatı: 850 dolar)

Kalem Verici Tespit Cihazı: Herhangi bir ortamda cep telefonu aktif olduğunda ışıklı uyarı veriyor. Cihaz, cep telefonu kullanımını yasaklayan kurumlarda ilgi görüyor. (Fiyatı: 160 dolar)

Araç Takip Sistemi Bloke Cihazı: GPS uydu takip sistemlerinin uydudan aldıkları konum bilgilerine ulaşmasını engelleyen sistem, söz konusu takiplerde haritadan izlenmeyi engelliyor. Araç çakmağına takılarak kullanılan cihaz, uydu takibinden kurtulmak isteyenlerin tercihi. (Fiyatı: 475 dolar)

Lazer Gizli Kamera Tespit Cihazı: Kablolu veya kablosuz her türlü gizli kamerayı tespit edebilen ürün, verdiği uyarıyla kullanıcılarını uyarıyor. (Fiyatı: 875 dolar)

Cep Telefonu Engelleyici (Jammer): Cep telefonlarının sinyal almasını engelleyerek, iletişimi kesiyor. Özel anlarda veya bilgi sızmasını engellemek amacıyla toplantılarda çalıştırılan cihaz, 30-40 metrekare alanda, cep telefonlarını bloke ediyor. (Fiyatı: 650 dolar)

Gizli Kamera Yayın Bozucu: Kablosuz gizli kameraların yayınını engelleyen sistem, 900 Mhz ile 2400 Mhz bantları arasındaki video kameraların yayınını engelliyor. (Fiyatı: 775 dolar)

Kablosuz Kamera Yakalayıcı: Kablosuz gizli kameraların ve güvenlik kameraların yayınını tespit eden cihaz, aynı zamanda söz konusu kameraların görüntülerini renkli ekranında gösteriyor. Cihaz, 300 metre alan içindeki tüm kablosuz video yayınlarını alıyor. (Fiyatı: 1400 dolar)

1.500 Bilgisayarın İşini Tek Başına Yapabilen Ana Bilgisayar Geliştirdi.

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

94341.jpg

Önde gelen yazılım ve donanım şirketlerinden IBM, 1.500 bilgisayarın işini tek başına yapabilen ana bilgisayar geliştirdi.

Yeni bilgisayarın KOBİ’lerin ve diğer büyük işletmelerin iş yükünü hafifletmesi ve tasarruf sağlaması hedefleniyor. IBM Türk Sistem ve Teknoloji Müdürü Oral Tuntaş’ın verdiği bilgiye göre yeni model Sistem z10, 1.500 bilgisayarın yapacağı işi yüzde 85 daha az yer kaplayarak, yüzde 85 daha az enerji tüketerek ve yüzde 100 daha fazla performans göstererek gerçekleştiriyor. Büyük kurumların yükü gittikçe artan veri merkezlerine yüksek verimlilik getirmek için tasarlanan Sistem z10, bin 500 sunucu için gerekecek yazılım lisanslarını da konsolide ederek 30′a 1 oranında azaltıyor. Sistem z10 ile birlikte bir ana bilgisayarda ilk defa 4 çekirdekli işlemci kullanılıyor. 64 adet işlemcili Sistem z10, Linux, XML, Java, Websphere ve pek çok Servis Odaklı Mimari (SOA) tabanlı projeyi çalıştırabiliyor. Sistem z10, 1,5 terabyte’a kadar yükseltilebilen sunucu başına hafıza imkânıyla, büyüyen iş ihtiyaçlarına karşılık veriyor. Sistem z10, aynı anda milyonlarca kullanıcıya hizmet verebiliyor.

Yeni sunucunun, 5 yılda ve 5 binden fazla araştırmacının ortak çalışmasıyla geliştirildiğini anlatan Oral Tuntaş, “Sistem z10 üzerinde çalışan IBM Rational Business Developer yazılımı, System z10 müşterilerine üretim süreçlerini kısaltmada yardımcı oluyor. Yazılım aynı zamanda mevcut COBOL tabanlı uygulamaların web servislerine dönüştürülmesini sağlıyor. Host Access Transformation Services (HATS) ise ana bilgisayar uygulamalarına cep telefonu ve PDA araçlarla ulaşılabilmesini mümkün kılıyor.” dedi.

Google ile Site yapmak artık daha kolay

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

Site yapmak artık daha kolay
Google (NASDAQ: GOOG), bugün,organizasyonlar içerisinde birlikte çalışan takım arkadaşları, ekipler için web sitesi oluşturma işlemini, bir elektronik belge düzenlemek kadar kolaylaştıran Google Sites� uygulamasını tanıttı.

Google Sites, kullanıcılarına, video, takvim, sunum, ekler ve metin dahil olmak üzere, çeşitli bilgileri tek bir yerde hızlı toplama olanağı veriyor ve bunları, görüntülenmesi veya düzenlenmesi amacıyla, küçük gruplarla, firmalarla ve hatta dünyayla kolayca paylaşmalarını sağlıyor.

Google kurumsal çözümler başkan yardımcısı ve genel müdürü Dave Girouard konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Geçmişte organizasyonlar içerisinde birlikte çalışan takım arkadaşları için web sitesi oluşturmak karmaşık bir işlemdi ve programlama bilgisi yanında, bu işe özel donanım ve yazılım kullanmayı da gerektiriyordu. Ancak Google Sites ile herkes çok kısa bir süre içinde ve bütünüyle özel gereksinimler doğrultusunda tasarlanmış web siteleri oluşturabilir ve istediği kişileri katkıda bulunmaya davet edebilir. Web’e “Düzenle” düğmesi ekliyoruz diyebiliriz.” dedi.

Google Sites içinden bir dizi sayfa oluşturabilmek için, HTML bilgisi veya web tasarımı becerisi gerekmiyor. Yeni bir sayfa oluşturmak için yapılması gereken tek şey bir düğmeyi tıklamak. İçerik eklemek “Düzenle” düğmesini tıklamak kadar kolay olduğu gibi paylaşmak, davet göndermek kadar da kolay. İçeriğin tümü anında arama kapsamına alınıyor ve Google Sites’a bütün web tarayıcılardan ulaşılabiliyor.

Bir organizasyonda yer alan herkes, Team Edition üzerinden Google Apps� iletişim ve paylaşım hizmetlerine kayıt olmaları koşuluyla, BT desteği arama sıkıntısı olmadan Google Sites’ı kullanmaya başlayabiliyor. İşletme ya da okulların e-posta adresleri doğrulandıktan sonra kullanıcılar diğer kullanıcıları da davet edebiliyor ya da organizasyonlarındaki Google Apps kullanıcılarını kolayca bulabiliyor.

Google Sites ile aşağıdaki örneklerdeki gibi çok çeşitli siteler oluşturmak mümkün:

” şirket bilgilerini merkezi hale getiren intranetler,

” proje yönetimi amaçlı ekip siteleri,

” bir kişinin özgeçmişi, uzmanlık alanları, üç aylık dönem için hedeflerini içeren profil siteleri ve

ödevlerin, ders notlarının ve diğer kaynakların yerleştirilebileceği sanal derslikler.

Google Sites, güvenli ve ölçeklenebilir bir uygulama. Kullanıcılar, sayfaların kimin olacağını, kimlerin üzerinde çalışabileceğini ve görüntüleyebileceğini denetleyebiliyor ve aynı zamanda her sitenin sürüm geçmişini izleyebiliyor. Google Sites, beş kişilik yeni bir girişimden 50.000 kişilik bir işletme veya üniversiteye kadar, her ölçekten organizasyon için ölçeklenebilir şekilde hazırlanmış ve satın alınması, yüklenmesi veya bakımı herhangi bir donanım ya da yazılım gerektirmeyen bir uygulama.

Ek özellikleriyle aşağıdaki işlemleri yapmak mümkün:

YouTube�, Google Docs�, Google Calendar� ve Picasa� gibi diğer Google ürünlerinin içeriğini sayfalara dahil etmek

Her türden dosya yüklemek

Sitelerin görünümünü ve verdiği hissi özelleştirmek

Google Sites, JotSpot� teknolojisini temel alıyor ve Google Apps’ın Team, Standard, Premier ve Education sürümlerinde kullanılabiliyor. İşletmeniz ya da okulunuzda Google Apps kullanılmıyorsa, http://sites.google.com adresine gittikten sonra iş ya da okulunuzun e-posta adresinizi vererek Team Edition sürümüne kayıt olabilirsiniz. Mevcut Google Apps yöneticileri ise Google Sites uygulamasını Google Apps kontrol panelinden anında etkinleştirebilir.

YouTube’dan video nasıl kaldırılır?

Genel, Teknoloji Haberleri No Comments »

YouTube’dan video nasıl kaldırılır?
İnternet kullanıcılarına sesini duyurma, fikirlerini paylaşabilme imkânı sunan YouTube uygunsuz videolar nedeniyle bazı sıkınlar yaşıyor.

YouTube uygunsuz içerikteki ve ülke kanunlarına aykırı bir durum teşkil eden videoların yayından kaldırılması için uyarı mesajı göndermenin yeterli olduğu açıklandı.

Açıklamada şu bilgilere yer veriliyor: “YuoTube, internet kullanıcılarına sesini duyurma, fikirlerini paylaşabilme imkanı sunmaktadır. Ancak web’de kullanıcılara kendilerini ifade etme fırsatı sunulurken, bazı ülkelerin kültürel ve politik konulardaki hassasiyetlerine dikkat çekilmektedir.

YouTube kullanıcı içeriği ile desteklenen bir platformdur. YouTube’a video ekleme aşamasında tüm kullanıcılar şartları ve içerik politikasını kabul ettikten sonra yükleme işini tamamlayabilmektedirler. Kullanıcı içeriği ile desteklenen sitenin içerik kontrolü de kullanıcılar tarafından yapılmaktadır. YouTube kanunsuz ve uygunsuz içeriği engelleyici net içerik politikalarına sahiptir. YouTube kullanıcıları bu içerik politikalarına aykırı olan videolar konusunda uyarı mesajlarını kolaylıkla gönderebilme imkanına sahiptirler. Bu uyarıyı takiben gerekli incelemeler yapıldıktan sonra uygunsuz içerikteki videolar yayından kaldırılmaktadır. Ayrıca yerel yasa koyucular ile de ülkenin kanunlarına aykırı bir durum teşkil eden videolar konusunda, gerekli uygulamaların yapılması için işbirliğine gidilmektedir’.

YouTube kullanım içerikleri ile ilgili daha ayrıntılı bilgiye http://www.youtube.com/t/community_guidelines internet adresinden de ulaşılabilmektedir.

YouTube’da Video İle İlgili Uyarı Mesajı Nasıl Gönderilir?

-İçerik kurallarına aykırı videolar videonun altındaki ‘flag’ butonu tıklanarak, kullanıcı tarafından işaretlenmektedir.

-’Flag’ bölümü tıklandıktan sonra, seçenek penceresinden videonun hangi nedenlerden uygunsuz bulunduğu sunulan seçeneklerden belirtilmelidir. (Örneğin videonun içeriğinde bir kişiye hakaretler var ise ” hate speech ” seçeneği tıklanmalıdır)

-Bu uyarıyı takiben gerekli incelemeler yapıldıktan sonra uygunsuz içerikteki videolar yayından kaldırılmaktadır.

Millieğitim’in Dezenlediği 2.Robot Yarışması Başlıyor

Genel, Teknoloji Haberleri No Comments »

robot

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) Türkiye Ofisi işbirliğiyle düzenlenen 2. Robot Yarışması başladı.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yarışma başlamadan önce yaptığı konuşmada, insanlığın tarım toplumundan sanayi toplumuna, sanayi toplumundan da bilgi toplumuna geçtiğini belirterek, bugün artık dünyada bilgiyi teknolojiye uyarlayan ülkelerin güçlü olduğunu kaydetti.

2. Robot Yarışması’nın Japonya ile işbirliğiyle düzenlendiğini ifade eden Çelik, “Bu yarışmayı Japon dostlarımızla yaptığımız için Japonlardan almamız gereken çok güzel örnekler var. Japon mucizesini çok iyi algılamamız ve anlamamız gerekiyor” dedi.

Japonya’da kişi başına yıllık 45 bin dolar düştüğünü kaydeden Çelik, Türkiye’de bu oranın 7 bin dolar olduğunu söyledi. Japonya’nın nüfusunun Türkiye’nin iki katı, topraklarının ise Türkiye’nin 8’de 1’i kadar olduğunu ifade eden Çelik, buna karşın Japonya’nın yıllık milli gelirinin 5 trilyon doları bulduğunu anlattı.

ABD’nin 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya atom bombası attığını anımsatan Çelik, “Japonlar ise askeri güçle, insan öldürerek öç alma yoluna gitmediler. Şimdi size soruyorum: Eğer öç almaksa Japonlar ABD’den öç aldılar mı? Evet, aldılar. Otomotiv sektörü, optik sektörü, bilgisayar sektörü Japonların elinde. Hangi sektörü ele alırsanız alın Japonlar bir numara olmayı başardılar ve dünyada saygınlıklarını en üst düzeye ulaştırdılar” diye konuştu.

Bilimsel yönden güçlü olmak gerektiğini ifade eden Çelik, “Dolayısıyla Japonya’dan, Japon mucizesinden almamız gereken dersler var. Japonlar bunu yaparken de kendileri olmaktan çıkmadılar, kendileri kalarak bunu yaptılar. Kendi milli kültürlerine bağlı kaldılar” dedi.

JICA ile işbirliğiyle birçok projeyi hayata geçirdiklerini, bundan sonra da 4 proje gerçekleştirmek için görüşmelerinin sürdüğünü kaydeden Çelik, Türkiye İşbirliği ve Kalkınma Ajansı kurulurken ilham kaynaklarından birinin de JICA’nın olduğunu söyledi.

Japonya’ya 2004 yılında resmi ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydeden Çelik, buradaki meslek okullarını görme fırsatı bulduklarını belirterek, “özellikle mesleki ve teknik eğitim konusunda, robot teknolojisi konusunda, elektronik alanında Japonya ile yapmamız gereken işbirliği olduğu gördük. Bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Yarışmadaki kategorilerden birinin “İstanbul’un fethi” olduğunu anlatan Çelik, şunları kaydetti:

“Bizim parlak bir mazimiz var. Bunu bilmek ve çocuklarımıza anlatmak zorundayız. Ancak şunu unutmayalım: Biz artık geçmişte yaşamıyoruz. Biz bugünde yaşıyoruz ve çocuklarımıza bir yarın bırakmak zorundayız. Hayallerimizi hatıralarımızın önüne geçirmek zorundayız. Araba kullanırken sürekli dikiz aynasına bakarak araba kullanamazsınız. Hayallerimiz büyük olmalı. Büyük hayalleri olanlar ancak büyük hadiseleri gerçekleştirebilirler. Sultan Fatih bizim için ilham kaynağıdır ama unutmayın 15. asırdaydı. Üzerinden 550 yıl geçmiştir. Bizim şimdi bilimsel fetih yapacak fatihlere ihtiyacımız var.”

Çelik, yarışmanın gelecekte daha geniş katılımlı ve uluslararası olmasını istediklerini ifade etti.

“JAPONYA’NIN ROBOT GEÇMİŞİ 300 YIL ÖNCE BAŞLADI”

Japonya’nın Türkiye Büyükelçisi Nobuaki Tanaka da Japonya’nın robotlarıyla ünlü bir ülke olduğunu söyledi. “Roma nasıl bir günde fethedilmediyse Japonya da robot teknolojisini bir günde geliştirmedi” diyen Nobuaki Tanaka, Japonya’nın robot geçmişinin 300 yıl önceye dayandığını kaydetti. İlk önce kurmalı robot bebekler üretildiğini anlatan büyükelçi, “Japonya’da çay törenleri düzenlenir. Bu törenlerde çayı hazırlayan kişiyle içecek kişi arasında 2 metre mesafe vardır. Bu mesafeyi katedecek olan robot geliştirilmiştir. Bu robot 50 cm boyunda kimono giymiş bir robottur” diye konuştu.

Japonya’da dini kaynaklı olarak “nesnelerin ruhu” bulunduğuna inanıldığı için nesnelere önem verildiğini anlatan Nobuaki Tanaka, bu geleneklerin de etkisiyle Japonya’da robot teknolojisinin büyüyerek geliştiğini kaydetti. Japonya’da 1980’li yıllarda robot yarışmaları düzenlenmeye başlandığını ifade eden Japonya Büyükelçisi, Türkiye’de de robot yarışmasına gösterilen yoğun ilgiden memnun oldukların dile getirdi.

MEB Erkek Teknik Eğitim Genel Müdürü Hüseyin Acır da yarışmaya 78’i üniversitelerden, 24’ü genel liseler ile fen ve anadolu liselerinden, 178’i de mesleki ve teknik liselerden toplam 280 takımın başvurduğunu bildirdi.

Yarışmanın “Temalı Robot Kategorisi”nde İstanbul’un fethinin canlandırılacağını belirten Acır, “Temalı Robot Kategorisi’nin konusu uluslararası yapılan ROBOCON yarışmaları örnek alınarak belirlenmiştir. ROBOCON yarışmalarında, düzenlendiği ülke ile ilgili tarihi bir olay canlandırılmaktadır. Bu kapsamda tema İstanbul’un fethi olarak kararlaştırılmıştır” dedi.

Yarışmaya sponsor olan Honda firmasının Türkiye Temsilcisi Kaan Alpalan da dereceye giren öğrencilerin Japonya’ya gönderileceğini belirtti

YARIŞMA

Konuşmaların ardından, yarışma başladı.

İlk yarışmacı, Konya Adil Karaağaç Anadolu Teknik Lisesi temsilcisi “Akşemseddin” isimli robotla becerisini sergilemeye çalıştı.

“İstanbul’un fethi” kategorisinde yarışan okulun öğrencisi, Rumeli Hisarının yapımı ve gemilerin karadan yürütülerek Haliç’e indirilmesini robotla canlandırdı. Yarışmanın, gemi maketinin Haliç’e indirilmesi bölümüne geldiğinde bataryası tükendiği için robotu hareket ettiremeyen öğrenciye, salondakiler alkışlarla moral vermeye çalıştı.

Yarışma yarın tamamlanacak ve akşam düzenlenecek törenler ödüller sahiplerine verilecek.

Ntvmsnbc

Saatte 350 Km Hızı Aşıyor

Genel, Teknoloji Haberleri No Comments »

Hızlı Tren

Söz konusu trenin bir kaç yıl içinde geliştirileceği ve bunun için milyarlarca dolar bütçe ayrıldığı kaydedildi. Çin Uluslararası Radyosu’nun haberine göre, Çin’de yapımı devam eden önemli altyapı projelerinden başkent Pekin ile doğudaki Şanghay arasındaki hızlı tren demiryolu hattı, 2010 yılında tamamlanacak. 1318 kilometre uzunluğunda 21 istasyonu bulunacak hat ile Pekin Şanghay arası 10 saatten 5 saate düşecek. Yolcu kapasitesi de iki katına çıkarak yıllık 160 milyon yolcu taşınacak.

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş