Telekom süper hızlı internet VDSL 2 için tarife onayını aldı

Genel No Comments »

Telekom süper hızlı internet VDSL2 için tarife onayını aldı. Yeni abonelikle bir film 20 saniyede internetten indirilecek.

Türk Telekom’un internette hız sınırlarını zorlayacak olan VDSL2 (Very High Speed Digital Subscriber Line-Yüksek Hızlı Sayısal Abone Hattı) hizmetinin tarifesi belli oldu.

Sabah’ın edindiği bilgiye göre Telekom’un, İnternet Servis Sağlayıcılara (ISS) uygulayacağı ‘toptan’ fiyat, 16 megabit için 98 YTL, 32 megabit için 128 YTL.

Internet Servis Sağlayıcılar (TTNet, Superonline, Smile gibi), bu fiyatın üzerine işletme, kâr ve diğer giderlerini ekleyecek ve hizmeti konut ve ofis müşterilerine sunacak.

FİYATI ŞİMDİLİK TUZLU

Internet Servis Sağlayıcıların, bu hesaplama kapsamında VDSL2 müşterilerinden (aylık) 16 megabit için 129 YTL, 32 megabit için 169 YTL ücret alabileceği belirtiliyor. Böylece 600 megabyte’lık bir filmi 32 megabit hızla 20 saniyede indirmek mümkün olacak

YENİSİ 30 ŞERİTLİ OTOBAN GİBİ

Telekomünikasyon Kurumu eski üyesi Abdullah Raşit Gülhan, VDSL2′nin internette hızı artıracağını belirterek, “Mevcut sistem ADSL, eğer 10 şeritli bir otoyolsa, VDSL2 30-40 şeritli bir otoyoldur” dedi.

GÖRÜNTÜLÜ TELEFONLAR GELİYOR

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

99341.jpg

Görüntülü telefon ister misiniz?
Türk Telekom internetten görüntülü telefon hizmeti verecek. Tanıtım bugün başlıyor. Bu hizmetten yararlanabilmek için yapılması gereken ne?

Türk Telekom internet üzerinden görüntülü telefon hizmeti verme konusunda hazırlıklarını tamamlandığını açıkladı. En çok 40 YTL aylık sabit ücretle abone olanlar, ayrıca cihaz ve kullanım bedeli ödemeyecek.

Telekomünikasyon sektörüyle ve kendi çalışmalarıyla ilgili bir sohbet toplantısı düzenleyen Türk Telekom Pazarlama Direktörü Erem Demircan, geliştirdikleri sistemin Telekomünikasyon Kurumu’nun onayını beklediğini, kendilerinin ise tanıtım kampanyasına başlayacaklarını belirtti.

ÜCRET AYLIK 40 YTL
Demircan’ın verdiği bilgiye göre bu hizmet mevcut sabit telefon numarası üzerinden sağlanacak. Ancak abonelerin ADSL’ye sahip olmaları gerekiyor. Görüntülü telefon için kullanılacak cihazları Telekom verecek. Aboneler aylık en çok 40 YTL sabit ücret ödeyerek bu hizmetten yararlanabilecek. Abonelerden ayrıca konuşma ücreti ve cihaz bedeli alınmayacak. Hizmetten yararlanacakların en az 24 aylık sözleşme imzalaması gerekiyor. “Bu telefonlar Türkiye’de başarılı olur diye düşünüyoruz. Çünkü biz jestlerle mimiklerle konuşmayı seviyoruz ve bunu görmek istiyoruz” diyen Demircan, bu hizmetin uzun vadede bedavaya dönüşeceğini de vurguladı. Demircan, “Çünkü, bu hizmet önemli bir reklam mecrası olacak zaman içinde” dedi.

AVRUPA’NIN EN HIZLISI
Şirketin, bir başka reklam mecrası olarak düşündüğü alan da ankesörlü telefonlar. Demircan, bu konuda çalıştıklarını, sokaklardaki bu tür telefonları modernize edeceklerini belirtti. Demircan, interneti hızlandırma konusunda da önemli bir çalışma içinde olduklarını, hızı kısa zamanda “32 Megabite” çıkacaklarını belirtti. Demircan şunları söyledi: “Böylece Avrupa’nın en hızlısı olacağız. Ve bu hizmeti Türkiye çapında vereceğiz. Fiyat da uygun olacak.” Telekom bu yıl ayrıca 2 bin mühendis ve tekniker alacak.

DAVAYI KAZANIRIZ
Sektördeki güncel tartışmalarla ilgili soruları da yanıtlayan Demircan, Turkcell ile aralarında sonlandırma ücretiyle ilgili davanın sürdüğünü, kazanacaklarını düşündüğünü belirtti ve “Fiyat farkı çok büyük” dedi. Sorular üzerine GSM operatörlerinin evde cep kullanımını artırmak için uyguladığı kampanyaları da değerlendiren Demircan, bunun birçok cep telefonu olan evler için cazip olmadığını söyledi.

BUGÜN

ALAN ADINI 2,5 MİLYON DOLAR’A SATTI

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri No Comments »

İnternet henüz başladığında 1994 yılında alan adını kaydettirdi. Aradan tam 14 yıl geçti ve o sadece 20 dolara aldığı alan adını tam 2,6 milyon dolara sattı. İşte o alan adı:

ABD’de bir adam 1994 yılından bu yana yılda 20 dolar (26 YTL) ödeyerek elinde tuttuğu “pizza.com” alan adını 2,6 milyon dolara (3,38 milyon YTL) sattı.

43 yaşındaki Chris Clark, bir hafta süren açık arttırmanın ardından, isimsiz bir alıcının önerdiği fiyatı kabul etti.

Maryland eyaletinin Kuzey Potomac bölgesinde yaşayan Clark Baltimore Sun gazetesine verdiği demeçte, bunun çok çılgınca olduğunu söyleyerek, “Kesin yaşamımda büyük değişiklik olacak” dedi.

İnternet henüz başladığında 1994 yılında alan adını kayıt ettiren Clark, “pizza.com” alan adını edinerek, danışmanlık şirketi için bir pizza firması ile sözleşme imzalayacağını umuyordu.

Clark, şirketini 2000 yılında satmasına rağmen yılda 20 dolar ödeyerek alan adını elinde tuttu ve burada reklam da sattı.

Ocak ayında “vodka.com” alan adının 2006′da 3 milyon dolara satıldığını öğrenen Clark, bunun üzerine 27 Mart’ta internetten 100 dolarla başlattığı müzayedeyi bir hafta sonra 2,6 milyon dolar kazanarak kapattı.

Chris Clark, 1990′larda başka alan adlarını satın almadığı için pişman olduğunu da belirtti.

SIFIR ELEKTRİK TÜKETEN TV

Enteresan Ürünler, Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

TV

Yurtiçinde Nisan ayında Arçelik ve Beko markalarıyla, yurtdışında ise Grundig markasıyla tüketicilerin beğenisine sunulacak olan bu LCD televizyonlar, sektöründe enerji tasarrufunda ulaşılabilecek en üst noktalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Standart LCD televizyonlarda ortalama 2 Watt olan stand-by enerji tüketimi sıfıra indirilerek, enerji tasarrufu sağlanırken hem tüketicilerin bütçelerine hem de ülke ekonomisine katkıda bulunuluyor.

TÜBİTAK Tüm Soruları Cevaplıyor

Genel, Teknoloji Haberleri No Comments »

9267.jpg

Sitede şimdiden yüzlerce soru birikti. Farklı konulardaki soruları konunun uzmanları cevaplıyor.
Kurum, uygulamayla kamuoyunda yanlış bilinen olaylara da bilimsel bir dille açıklık getiriyor. Sorulardan bazıları ve cevapları şöyle:

Ağaçların fazla olduğu yerde neden daha fazla yağmur yağar?

Toplumda bazı şeyler hiç sorgulanmadan hemen doğru olarak algılanıyor/kabul ediliyor. Bunlardan biri de ağaçların yağmur yağdırdığıdır. Gerçekte ormanlar yağmur yağmasına neden olamazlar. Bulut ve yağış fiziği derslerimizde anlattığımız yağışın oluşum teorilerinde ormanlar, hiçbir şekilde yer almaz. Ama ormanlar yağışın verimini artırırlar. Diğer bir deyişle, aynı şartlara sahip iki noktanın ağaçlı olanında daha fazla yağış alınır. Bunun nedeni, ormanlık alanda hava daha nemlidir. Ağaçlar buharlaşma ve terleme ile havaya daha fazla nem kazandırır. Nemli bir havada örneğin yere düşen yağmur damlaları (kuru havaya göre) daha az buharlaşmaya uğrar. Bu nedenle, ormanlık bölgede daha fazla ve daha büyük damla küçülüp buharlaşmadan yere ulaşabilir. Özetlemek gerekirse; ağaç olduğu için bir yere yağmur yağmıyor. Aslında, yağmurlu yerde daha fazla orman oluşuyor.

Şimdi bir bardak suyun içine buz koyuyoruz, buz eriyor ve bardaktaki su seviyesi değişmiyor. Seviye değişmediğine göre okyanuslardaki buzların erimesinden neden bu kadar çok korkuyoruz?

Korkulan, denizdeki buzların erimesi değil, küresel ısınma nedeniyle kuzeyde Grönland, güneyde de Antarktika üzerindeki buz kütlelerinin eriyip denizlere akması, deniz suyuna hacmini artıracak yeni kütle girmesi.

Yıldırım neden sivri yerlere düşer?

Çünkü bir iletkendeki en kuvvetli elektrik alanı keskin kenarlarında veya uçlarında oluşur. Bu da sivri uç ve kenar gibi yerleri, yıldırım düşmesi için iyi bir hedef haline getirir.
Güneş, doğarken ve batarken neden aynı renkte görünmez?
Güneş ışığı beyaz görünmekle birlikte, görebildiğimiz bütün renklerdeki ışığın karışımıdır. Eğer bir nesneyi mavi görüyorsak, bunun nedeni, bu nesnenin yalnız maviyi yansıtıp öteki renkleri soğurmasından kaynaklanır. Güneş ışığı, bize ulaşmadan önce kalın bir atmosfer katmanından geçer. Bu sırada bazı renkler atmosfere saçılır. En çok saçılan renk mavi olduğundan, atmosferi mavi görürüz. İçerdiği mavi renk süzülen güneş ışığı, sarıya yakın görünür. Güneş, ufka ne kadar yakınsa, o kadar kalın bir atmosfer katmanını geçer. Bu nedenle güneş, doğarken ve batarken daha kırmızı görünür. Atmosferin geçirgenliği, yalnızca hava katmanının kalınlığına değil, içerdiği su buharı gibi gazlar ve toza da bağlıdır. Bazı günler, güneşin özellikle batarken normalden daha kırmızı ve sönük göründüğünü fark etmişsinizdir. İşte bunun nedeni, atmosferdeki su buharı ve tozdur. Atmosfer, genellikle akşamları daha tozlu olur. Çünkü, yeryüzünün ve havanın gün boyunca ısınması, atmosferde çalkantılara yol açar. Toz tanecikleri de böylece atmosfere yayılır. Bunun yanında, özellikle büyük kentlerdeki kirli hava katmanı da güneş ışınlarını soğurur. Hava kirliliği genellikle akşam saatlerinde arttığından, güneş batarken onun iyice soluk görünmesine yol açar.

Geceleyin hava daha temiz ve hoş kokuya sahip oluyor. Bitkiler geceleyin solunum yapmasına rağmen bu nasıl mümkün oluyor?

Geceleyin bitkilerin daha çok açığa çıkardığı gaz karbondioksittir. Karbondioksit renksiz ve kokusuz bir gazdır. Yılın sıcak yarısında geceleyin havanın daha temiz olması, trafiğin azalmış, birçok işyeri ve küçük işletmelerin kapanmış olmasından kaynaklanabilir.

Kar neden beyaz renklidir? Öğretmenimiz cevabını veremedi.

Bir elma kırmızı görünür; çünkü elma yüzeyi ışıktaki renklerin çoğunu yutar ve sadece kırmızı ışık gözümüze yansıyınca, elma yüzeyini kırmızı olarak görürüz. Benzer şekilde, bir kar kristalinin üzerine güneş ışığı düştüğünde güneş ışığı kar kristali tarafından birkaç kez saçılır. Işığın hiçbir kısmı diğerine nazaran daha fazla yutulmaz ve saçılmaz. Böylece, ışıktaki tüm renkler eşit olarak geri yansıtıldığından karın rengi güneş ışığı gibi beyaz olarak görülür.

Deniz suyu neden tuzludur?

Deniz suyunun okyanusların ilk oluşumuna neden olduğu sanılan ‘igneous kaya’ların erimesi sürecinde oluştuğu varsayılmaktadır. Ancak tavuk yumurta hesabı gibi de olabilen bu bakışa şu açıdan da yaklaşabiliriz. Suyun buzların bir şekilde erimesi sonucunda oluştuğunu düşünelim; jeolojik zaman sürecinde suyun karadaki tuzları çözmesi ve eninde sonunda denizlere taşıması ile denizlerdeki minerallerin seviyesinde yavaş da olsa bir artış olmuştur. Bu olaya güneş enerjisi ile buharlaşma da eklenince bu enerjinin şiddeti ile bağımlı olarak denizlerdeki tuz miktarı artmıştır. Bu olay kutuplarda da aşırı soğuma sonucu olmakta ve deniz suyundan ayrışan buz geride tuzu yoğun deniz suyu bırakmakta ve deniz suyunun tuzluluğunu artırmaktadır. Ancak buzulların erimesi ve nehirler yağış tatlı suyu denizlere sokmakta ve bugün ulaştığımız deniz suyu dengesi uzun zamandan beri korunmaktadır.

Notebook’unuzu defter gibi taşımayın!

Genel, Teknoloji Haberleri No Comments »

Eskiden bilgisayarı ancak gelir durumu iyi olanlar alabilirdi. Geçen zaman içerisinde satın alınabilir duruma gelen bilgisayarlar artık birçok evde, işyerinde kullanılıyor. Her geçen gün yaygınlaşan ve hızı artan geniş bant internet ADSL’in de buna katkısı büyük.

Teknoloji üreticileri bir süredir dizüstü bilgisayarların satış rakamının masaüstü ile yarışabilecek seviyeye ulaştığına dikkat çekiyor. Hatta dizüstü bilgisayar satış rakamının bu yıl PC sayısını geçeceği tahmin ediliyor. Dizüstülerin bu kadar rağbet görmesinin en büyük sebebi, fiyat olarak satın alınabilecek seviyeye inmesi. Buna marka ve model sayısının artması da eklenebilir. Büyük teknoloji ürünleri satan mağazaların rekabet için fiyat indirmelerinin katkısını da göz ardı etmemek lazım.

Notebooklar satın alınabilir duruma gelmesine geldi de acaba kullanmasını ve taşımasını biliyor muyuz? Kullanmadan kastımız; klavyesine dokunarak iş yapma değil tabii ki. Elde tutmayı, taşımayı, temizlemeyi biliyor muyuz? Çünkü bozulan notebookların soluğu aldığı teknik servislerden Sempati’nin müdürü Serdal Ceylan, karşılaştıkları arızaları değerlendirirken, “Dizüstü bilgisayarı taşımayı bilmiyoruz.” hükmüne varıyor.

Serdal Ceylan’ın tespitlerine göre, Türkiye’deki kullanıcı, elektronik cihazı hor kullanıyor. Yurtdışında çantanın yanı sıra iyi bir kılıf içerisinde taşınan notebookları biz ucundan tutup taşıyoruz. Bilgisayar çalışır haldeyken çantanın içerisine yerleştirip yolumuza devam ediyoruz. Bu da başta bilgisayarın ana kartı dediğimiz boardın zarar görmesine neden oluyor. Notebook, masaüstü bilgisayarların ileri teknoloji ile küçültülmüş hali. Birçok teknolojinin birleşmesiyle ortaya çıkan notebooklar, kullanıcının bilinçsiz kullanımı haricinde sık arıza yapmıyor. Teknik servis verilerine göre en çok arıza; düşme, kırılma ve sıvı dökülmesi sonucu ortaya çıkıyor. Bunlara, ehil olmayan kişilerin “Söküp bakayım ne var? Belki yaparım.” diyen meraklıların kurcalamaları da eklenebilir. Ceylan, “Görünen o ki notebook gibi pahalı bir ürün alıyoruz ama o kadar değer vermiyoruz. Notebooklar arızaya çok duyarlıdır. Kullanıcısında taşıma kültürü olmalı. Bir ucundan tutulup taşınan bilgisayarın muhakkak ana kartı esniyor. Böylece kart üzerindeki lehimler oynayabiliyor. Çünkü ağırlık bir noktadan tutulmuş oluyor. Taşınırken muhakkak iki elle, dengeli taşınmalı.” diyor.

Sempati Bilişim’in Teknik Servis Müdürü Ceylan, taşınabilir bilgisayar kullanıcılarına, notebookun ileri teknoloji ürünü olduğunu kabul etmeleri gerektiğini belirterek şu tavsiyelerde bulunuyor:

Hibernate veya uyku modunda taşınma özelliğini kullanmayı bilmiyoruz. Uyku modu bir odadan diğerine taşımak için. Çanta içerisinde evden işyerine taşımak için değil. Bilgisayar tamamen kapatılmadan taşınmamalı. Uyku modundayken uzun mesafeli taşımalar sonucu bilgisayarların hard disklerinde yüzde 85 bad sektör (hard diskin zarar görmesi) oluşuyor. Böylece disk arızalanıyor ve içindeki bilgiler de zarar görüyor. Çünkü uyku modundaki bilgisayarda disk çalışır durumdadır.

Notebook kapatılırken ekran görüntüsünün kaybolması da yeterli değil. Soğutucu fan duruncaya kadar beklenmeli. Fan çalışırken çantaya konulan bilgisayar, içerisindeki sıcak havayı dışarı atamıyor. Isınma küçücük bir çanta içerisinde artarak devam ediyor. Bu ısınmadan bilgisayar zarar görebiliyor.

Dizüstü bilgisayar bir çanta içinde taşınmalı. Çantanın yanı sıra ayrıca bir kılıf içerisinde olmalı. Bu, cihazın çizilmesine ve toz kapmasına engel oluyor.

Ekranı temizlemek için sıvı sıkılmamalı. Ekran temizlemeyi bilmeyen kullanıcılar temizleyici köpüğü ekrana bolca sıkınca içerisine bile geçebiliyor. Ekranın arkasına geçen köpük cam boyunca ilerliyor ve ekran ısınınca da iz bırakıyor. Bunun için camsil kullanılabilir. Camsili de ekrana değil yumuşak bir beze az bir miktarda sıkıp, ekrana fazla bir baskı yapmadan temizleyebiliriz.

CD-ROM’lara en çok kirli CD’ler ve merakımız zarar veriyor. Kirli CD’ler okuyucunun optiğine toz birikmesine neden oluyor. Teknik servise CD-ROM’undan dolayı tamire giden notebookların neredeyse hepsinin okuyucu kafa kısmında kullanıcının parmak izi görülüyor. Parmak genelde yağlı olduğu için dokunduktan sonra toz topluyor ve bir süre sonra arızalanmaya başlıyor. CD-ROM’un kafa kısmı kuru ve çok yumuşak bir bezle baskı uygulamadan temizlenmeli.

Bilgisayara teknik müdahaleyi yetkilisi yapmalı. Belki PC’de müdahale yetkili servis dışında yapılabilir ama dizüstü bilgisayarlar oldukça narin. Bir RAM değişimi yapılırken makine kapatılmamış, pili çıkartılmamışsa ya RAM arızalanır ya da ana kart üzerindeki RAM’in bulunduğu bölüm.

Notebookları pille kullanmayı da bilmiyoruz. Notebook üzerine pil takılmaz, kenarda durursa ömrü uzun olacağı zannediliyor. Bu, büyük bir yanlış. Notebook pilleri, kullanıldığı zaman ömrü uzuyor. 3 aydan fazla cihazdan ayrı tutulan pil ölüyor. Haftalarca çekmecede tutulan bir pil takıldığında cihazın görmeme ihtimali çok yüksektir. Bütün çalışan sistemlerin üzerinden parça alınıp takılamaz. Bu kural notebookta da geçerlidir. Bilgisayar çalışırken üzerindeki pil sökülüp alınmamalı veya takılmamalı. Çünkü cihaza ekstra bir voltaj eklenmiş veya eksiltilmiş oluyor. Cihaz kendini yeni duruma adapte edemeyebiliyor. Ayrıca, pillerin üzerindeki entegreler pilin durumunu ayarlıyor. Ani bir voltaj değişiminde bu devreler zarar görebiliyor. Entegre bozulunca pil sağlam olsa bile batarya çalışmıyor.

Notebooklarda cihazın pili ayda bir defa muhakkak tamamen deşarj (boşaltma) edilmeli. Sonra tamamen doldurulmalı. Bunun için fişi çekilip çalıştırılmalı, pil tamamen boşaltıldıktan sonra tekrar fişi takılıp tam olarak doldurulmalı. Bu kural ilk defa kullanılan birçok cihaz için de geçerlidir. Pil kullanımı inanılmaz önemli. Bugünlerde teknik servislerin karşılaştığı problemlerin başında pil problemi geliyor. m.sakin@zaman.com.tr

——————————————————————————–

Ana kartın tamiri Türkiye’de daha ucuza yapılıyor

Sony Vaio’nun Türkiye distribütörlerinden Empati Bilişim, yakın zamana kadar ana kartı arızalanan bilgisayarları ya tamir için yurtdışına gönderiyordu ya da parça değişimi yapıyordu. Yaklaşık 35 bin Euro’luk yatırımla satın aldığı Ersa IR 550 Rework cihazı sayesinde artık teknik servisi Sempati’de arızayı tespit edip board üzerindeki arızalı entegreleri değiştirebiliyor. Boardlardaki, daha çok bilgisayarın düşmesinden kaynaklanan arızalar yakın zamana kadar tamir edilemiyor, çöpe atılıyordu. Üzerindeki teknoloji, belki de yapılabilecek bir küçük hatadan dolayı teknik altyapı olmadığı için çöpe gidiyordu. Lazer sistemiyle ana karta belli bir ısı vererek üzerindeki çipler, entegreler kolaylıkla değiştirilebiliyor. Bu cihaz Türkiye’de Aselsan ve Profilo gibi birkaç merkezde var. Böylece tamir için yurtdışına gönderme maliyeti, tamir maliyeti ve zaman kaybı yaşanmıyor. Tüketici bir ana kartın yurtdışı tamir fiyatının 3′te biri fiyatına Türkiye’de tamir ettirebiliyor.

Uzay’da Bebek Hazırlığı

Genel, Teknoloji Haberleri No Comments »

uzayyy.jpg

Biz hâlâ parti kapatmayı tartışırken, tepemizde, yeryüzünden 350 kilometre yukarıda, müthiş bir inşaat sürüyor. İnsanoğlu uzaydaki ilk yuvasını çatıyor ve ilk doğuma hazırlanıyor…

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) harıl harıl inşaat var. Şimdilik yarısından fazlası tamamlanmış durumda. 2010′da ise son noktanın konulması amaçlanıyor.

Bu amaçla astronot ve kozmontlar uzayda amele gibi çalışıyor. Risk büyük. En ufak hata kabul edilmiyor. Onlar uzayda takla atarken, UUİ’ye katlıda bulunan ABD, Rusya, Japonya, Kanada ve 11 Avrupa ülkesi de maliyeti karşılamak için bütçe oluşturuyor.

38 Yıllık Problemi Gece bekçisi Çözdü

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

Bilim çevreleri, asıl şaşırtıcı olanın Avraham Trakhtman’ın geçmişi ve problemi ilerlemiş yaşında çözmüş olması olduğuna işaret ediyorlar.

İŞSİZ MATEMATİKÇİ

1992 yılında Rusya’dan İsrail’e göç eden ve alanında iş bulamadığı için gece bekçiliği yapan Avraham Trakhtman’ı keşfederek Tel Aviv yakınlarındaki Bar Ilan Üniversitesi’ne aldıran matematikçi Stuart Margolis, “Diyelim ki bir e-mailinizi kaybettiniz ve bulmak istiyorsunuz. Trakhtman’ın çözümü sayesinde bulmanız garantidir. Ya da mesela hiç bilmediğiniz bir şehirde yolunuzu kaybettiniz. Hiçbir yol levhası olmasa bile Trakhtman haritasıyla gitmek istediğiniz yere gideceksiniz” dedi.

KARMAŞIK DEĞİLDİ

Rusya’nın Yekaterrinburg kentinden İsrail’e göçtükten sonra 3 yıl güvenlik görevlisi olarak çalışan Trakhtman, “eski günler”i konuşmak istemiyor. Margolis tarafından keşfedildiği için şanslı olduğunu söyleyen Trakhtman, bu başarısının çok da abartılmaması gerektiğini ve bunun kendisini değiştirmeyeceğini belirterek “Çözüm çok da karmaşık değil. Zor ama o kadar karmaşık değil. Bazı insanlar karmaşık düşünmeleri gerektiğini sanıyor, ama bence basit düşünmek gerekiyor” diye konuştu.

Yolunu kaybetmiş bir insan, varış noktasını nasıl bulur

YOL Bulma Problemi (Road Coloring Problem), 1970 yılında IBM için çalışan matematikçi Benjamin Weiss ve çalışma arkadaşı Roy Adler tarafından ortaya atılan şu varsayımdan doğmuştu: Nerede olurlarsa olsunlar ve hangi noktadan yola çıkarlarsa çıksınlar, (yolunu kaybetmiş) insanları varacakları noktaya ulaştıracak “evrensel bir yol haritası” çizmek mümkündür.

Ancak şimdiye dek varsayımı ortaya atan bu iki matematikçi de dahil hiç kimse bu haritanın nasıl çizileceğini bulamamıştı. Bar İlan Üniversitesi’nden Stuart Margolis, Trakhtman’ın çözümü için “Matematik camiasında, ’güzel sonuç’ diye tabir edilen çözümler vardır. Bu onlardan biri ve tamamen beklenmedik bir çözüm” dedi.

Yaklaşık 40 yıl sonra gelen çözümün ispatı, Trakhtman tarafından California Üniversitesi’ne geçen eylül ayında teslim edildi ve 21 Aralık’ta Israel Journal of Mathematics’te yayınlandı. Yakında Israel Journal of Mathematics’te yayınlanacak olan ve bugün de http://arxiv.org/abs/0709.0099 adresinden ulaşılabilen tam çözümün, pek çok alanda uygulanabilir olduğu belirtiliyor.

TSK’ya insansız silah kulesi desteği

Genel, Teknoloji, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

109069.jpg

Türk savunma sanayinin önemli kuruluşlarından Aselsan ve FNSS Savunma Sistemleri A.Ş, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere askeri zırhlıların tahrip gücünü artıran vezayiatı azaltacak özellikte ‘insansız silah kulesi’ geliştirmek için biraraya geldi. Sistemin geliştirilmesine ilişkin protokol Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nda imzalandı. İmza töreninde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Türk savunma şirketlerinin geldiği noktadan memnuniyeti dile getirirken, geliştirme projesinin bir senede teslim aşamasına gelmesinin hayli iddialı bir takvim olduğunu söyledi.

Bayar, şirketler arası teknolojik işbirliği ve kendi kaynaklarıyla yaptığı bu Ar-Ge’nin sektör şirketleri için önemli bir örnek teşkiledeceğini vurguladı. FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, şirketlerinin yurtdışında da önemli işbirliği projelerine imza attığını, yurtdışına pazarladığı ürünlerinde de Asalsen, MKEK gibi Türk şirketlerinin ürünlerini kullandıklarını anlattı. Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, geliştirecekleri ürünün gece-gündüz atış yapabileceğini, yurtiçi ve yurtdışında büyük talep göreceğini söyledi. Genel Müdür Ergeneman, geliştirecekleri uzaktan kumandalı kulenin yeni üretilen zırhlılara monte edilebileceği gibi, mevcut zırhlı araçların modernizasyonunda da kullanılabileceğini kaydetti.

Ergeneman, her türlü hava koşulunda kullanılabilecek ve atış isabetiniartırarak uzaktan kumandalı olması nedeniyle insan kaybını azaltacaksistemin, terörle mücadelede önemli bir kazanım sağlayacağını vurguladı.

ZIRHLI KULELERİ BÜYÜK AVANTAJ SAĞLAYACAK

Aselsan ve FNSS, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlara entegre edilmeküzere 24 veya 30 mm otomatik topların silah olarak kullanılacağı, zırhlıkorumalı, uzaktan komutalı ve stabilize atış kontrol sistemine sahip silah kulesini ortak geliştirmeye karar verdiler. Tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar ile zırhlı silah kulesi üreticisi olan FNSS, ağırlıklı olarak zırhlı kule, mekanik sistemler ve araçara yüzlerini, askeri elektronik sistemler üreticisi Aselsan ise gündüz ve gece görüş, atış kontrol ve stabilizassyon sistemini geliştirecek.Sistemde kullanılacak top ile eş eksenli olarak yerleştirilmiş bir adetde 7,62 mm makinalı tüfek bulunacak ve kulede sis bombaları yer alacak. Silah kumanda birimiyle sistemin tüm fonksiyonları uzaktan kumanda edilebilecek. kule üzerinde bulunacak ısıya duyarlı termal kamera, gündüz görüş kamerası ve lazer mesafe ölçme cihazı ile gece-gündüz her türlü hava koşulunda sistem görevini icra edebilecek. Sistem elektronik stabilizasyon ve otomatik hedef izleme özelliği sayesinde hareket halinde iken üzerine yerleştirildiği aracınhareketinden etkilenmeden ateş edebilecek.

HAREKET HALİNDE HAREKETLİ HEDEFLERE YÜKSEK İSABET

Sistem otomatik olarak balistik hesaplamaları yapacak ve nişancıya zırh koruması altında sadece tetiğe basmak kalacak. Bu özellikleri sayesinde sistemde, hareket halinde ve hareketli hedeflere karşı çok yüksek isabet oranı elde edilebilecek.Taktik tekerlekli ve paletli araçlara entegre edilerek konvoy korumasında ve asimetrik tehditlere karşı yakın kara ve hava savunmasında ve çok etkin kullanım olanağı bulunuyor. Hafif ve maliye tetkin çözümü sayesinde silahlı kuvvetlerde yaygın olarak bulunan bir çokaraca takılması mümkün olacak. Kule üzerinde bulunan gece görüş ve gündüz görüş kameraları sayesinde gece ve kötü görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen uzaklıkta hedeflerin tespit edilebilmesi ve isabetli atış yapılması sağlanacak.Bilgisayar ile kontrol edilen sistemde sabit veya hareketli hedefleriotomatik olarak belirleme, tanımlama ve takip etme yeteneği bulunacak.Bu sayede hareket halinde olan hedefler bile aracın hareketinden etkilenmeden otomatik olarak yakalanıp, takip edilebilecek ve otomatik balistik hesaplama ile ateş altına alınabilecek.

Turkcell SIM kartıyla üretilen HP ve Vestel dizüstü bilgisayarlar satışa sundu.

Genel, Teknoloji Haberleri, Ürün Tanıtımları No Comments »

95577.jpg

Turkcell SIM kartıyla üretilen HP ve Vestel dizüstü bilgisayarlar satışa sundu.

Turkcell’den yapılan yazılı açıklamada, içinde bir Turkcell SIM kartıyla üretilen Vestel T525, HP Compaq 6510b ve 6710b model dizüstü bilgisayarlarda ayrı bir cihaza ihtiyaç duyulmadan internete bağlanmak ve e-postalara ulaşmanın mümkün olduğu belirtildi.

Turkcell’in yeni ürünlerinden biri olan SIM kartlı dizüstü bilgisayarların, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki 53 Turkcell Extra ve İstanbul’da Bağdat Caddesi, Kanyon ve Capitol’deki Turkcell mağazalarında müşterilerle buluştuğu ifade edilen açıklamada, bilgisayarların kısa bir süre sonra HP ve Vestel bayileri ile teknoloji marketlerinde de yer alacağı kaydedildi.

Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu, Turkcell SIM Kartlı dizüstü bilgisayarların satışa çıkması ile ilgili yaptığı değerlendirmede,Turkcell SIM kartlı dizüstü bilgisayarları, mobil genişbant vizyonlarının temel bir parçası olarak gördüklerini vurguladı.
HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Müdürü Artun Ayvat, Turkcell ile yapılan işbirliği ile mobil dünyanın, genişbant bağlantı seçenekleriyle yeni boyutlara kavuştuğunu ifade etti.

Vestel Genel Müdürü Yardımcısı Buket Besen Kafalı da Vestel’in dizüstü bilgisayar üretim üssü Vestel City’de son teknoloji eseri ürünler geliştirdiğini belirterek, Santa Rosa platformunda tasarımı gerçekleştirilen 15.4 inch Vestel dizüstü bilgisayarların, günümüzün bilişim ve telekomünikasyon alanındaki son teknolojisi olan 3G özelliğini kullanabildiğini duyurdu.

Turkcell ile bilgisayar üreticileri HP ve Vestel işbirliğiyle, KDV dahil 1.169 dolardan başlayan fiyatlarla sunulan SIM kartlı dizüstü bilgisayarlara, ayda 59 YTL’ye (KDV dahil ÖİV hariç) 12 ay boyunca 3GB’lık internet paketi kullanmayı taahhüt eden müşteriler, 31 Aralık 2008′e kadar 200 YTL indirimle sahip olacaklar

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş